Sevgili koleksiyoncular,
Yirmi yıl önce başladığım Osmanlı dönemi kartpostal koleksiyonumda şu an itibariyle 10.000’in üzerinde kartpostalım bulunmakta. Bu kartpostallar içinde benim için en özellikli olanların başında, özel olarak tasarlanmış, üretilmiş “fantezi kartpostallar” gelir.
Kartpostalların en parlak devri 1. Dünya Savaşı öncesi 1900’lü yılların başıdır. Bu dönemde Almanya ve Fransa’daki kartpostal üreticileri kartpostallara birer sanat eseri olarak bakmaya başladılar. Bunun sonucunda “hand made / el yapımı” kartpostallar ortaya çıkmıştır. Bu kartpostalları koleksiyoncular “fantezi kartpostallar” olarak adlandırmışlardır. Fantezi kartpostalların en önemli özelliklerinin başında çok az sayıda basılmış olmaları gelmektedir. Az sayıda hazırlanan bu kartpostalların piyasa değerleri de nadirliklerine bağlı olarak oldukça yüksektir.
Fantezi kartpostalları birçok başlık altında inceleyebilir, gruplandırabiliriz. Bu konuda yayınlanmış en kapsamlı ve şu ana kadarki tek eser, ağırlıklı olarak Sayın Sait Beydeş’in koleksiyonunda yer alan kartpostalların sergilendiği “Salut de Constantinople” adlı nefis kitaptır. Kartpostal koleksiyonu yapan tüm koleksiyonculara değerli arkadaşım Mert Sandalcı’nın önemli katkılarıyla hazırlanmış bu eseri mutlaka edinip incelemelerini şiddetle öneririm. Bu yazımda bu eserdeki bilgilerden çok yararlandığımı da vurgulamak ve teşekkür etmek isterim.
Bu yazımda koleksiyonumda yer alanda fantezi kartpostallarımdan “Gazete Kartpostalları” başlığı altında yer alan 15 adedini sizlerle paylaşacağım.
“Gazete kartpostalları”, fantezi kartpostallar içinde koleksiyonerler tarafından en çok beğenilen, en nadir kartpostallardandır. “Salut de Constantinople” adlı eserde üç ciddi koleksiyonerin 25 yılda koleksiyonlarına katabildikleri ve şimdi Sayın Sait Beydeş’in koleksiyonunda yer alan 81 çeşit “gazete kartpostalı” yer almaktadır. Konu eserde 81 kartın sadece bir tanesinin tekrar edildiği belirtilmiştir. Ben de bu kartlardan birkaç adedin ikincisine rastladım bugüne kadar, ancak üçüncüsünü henüz görmedim. Bunun ana nedeni bu kartpostalların her birinin el yapımı olmasının yanı sıra 1903 yılında piyasaya sürüldüklerinde satışlarına izin verilmeyip toplatılmış olmaları da önemli bir başka nedendir.
Bugüne kadarki deneyimlerim, burada sizlerle paylaşacağım 15 gazete kartpostallarıma büyük ihtimalle bir kez daha rastlayamayacağınız yönündedir.
Bugünkü gelişmiş olanaklarla bile benzerlerinin hazırlanması çok güç olan bu kartpostalların nasıl yapıldıkları konusunda bilgi sahibi olabilmek uzun süre mümkün olamamıştır. Rutubetli bir ortamda uzun süre kalmış bir kartpostalın tabakalarının birbirinden ayrılması ile üretim süreci açıklığa kavuşturulabilmiştir. Bundan, kartpostalların üretiminin birkaç safhada gerçekleştirdiği, önce kartpostalların renkli zeminleri oluşturulmuş (bej, taba, kirli beyaz, yeşil, pembe, sarı, mavi, eflatun renkte) zeminin üzerinde fotoğraf ve çerçevenin yerleştirileceği yere kuvvetli bir baskı uygulanarak, kartpostalın fazla kabarık olması önlenmiştir. Bunu takiben üzerine konacak gazete basılmış ve yerine yapıştırılmıştır. En son aşamada da çerçeveyi oluşturan kısım – ki son derece “narin” bir baskıdır -yerleştirilip bu çerçeveye uygun olarak kesilmiş olan fotoğraf yerine yerleştirilmiştir. Böylelikle kartpostalın üzerine yerleştirilmiş bir gazete sayfasının üzerindeki fotoğraf, adeta gazeteyi yırtarak ortaya çıkmış gibi görülür. Kartpostallardaki “Salut de Constantinople” yazısı da kabartma olarak basılmıştır.
Kartpostallarda kullanılan Osmanlı dönemi gazeteleri şunlardır:
Türkçe yayınlanan Malumat, İkdam, Servet,
Fransızca yayınlanan Stamboul, Moniteur Oriental, Levant Herald, Servet,
Yahudi gazetesi El Telgrafo,
Ermeni gazetesi Aravelk,
Rum gazetesi Taxhidromos
Malumat Gazetesi
Gazete , Mehmet Tahir tarafından 1895 senesinde Filibe’de yayın hayatına başlamış,1896’da merkezi İstanbul’a taşınmıştır. Yayın hayatı boyunca defalarca takibe uğramış olan gazetede, Tahir bey (Baba Tahir) yarattığı olaylarla Türk basın tarihinin en ilginç kişiliklerinden biri olmuştur. Gazetede sanat, aktüalite ve magazin iç içedir. Sütunlarında tıptan hukuka, tarihten tarıma ve Avrupa’nın edebiyatıyla müziğine kadar hemen her konudan bahsedilir, hatta kadın ve çocuk ekleri verilirdi. İstanbul’a geldikten sonra yedi yıl boyunca çıkarttığı gazete sadece İstanbul’da değil imparatorluğun hemen her köşesinde aranılır hale gelmiştir. Abdülhamit döneminin jurnalcilerinden de olan Baba Tahir şantajcılık yönüyle de çok ünlüydü. Sürgüne gönderildiği Fizan’da ölmüştür.





İkdam Gazetesi
5 Temmuz 1894’te İstanbul’da yayınlanmaya başlayan günlük siyasal gazetedir. Kurucusu ve başyazarı Ahmet Cevdet’dir.
Türkiye’de rotatif baskı tekniği ile basılan ilk gazete olan İkdam, II. Abdülhamit döneminde birkaç kez kapatılmıştır. II. Meşrutiyetin ilan edildiği 24 Temmuz 1908 gecesi, gazete provalarını görmeye gelen sansür memurlarını kovan Ahmet Cevdet, bu olayla günümüzde de kutlanan 24 Temmuz Gazeteciler Bayramının doğmasına neden olmuştur. 1910’da “Yeni İkdam”, 1912 yılında da “İktiham”adını almıştır. Ağustos 1912’den itibaren yeniden “İkdam” adını almıştır. 1 Aralık 1928’den itibaren latin harfleriyle başlanmış ve 31 Mart 1961’e kadar yayın hayatını sürdürmüştür.

STAMBOUL Gazetesi
İrlandalı John Laftan Hanly tarafından Beyoğlu Suriye Pasajında 1875’te yayınlanmaya başlanmıştır. 1897’de Fransız bir iş adamı tarafından satın alındı.
1.Dünya savaşı sırasında kapandı. İşgal döneminde Fransa Hükümetinin desteği ile yeniden yayınlanmaya başlandı. 1934 yılında ismini “İSTANBUL” olarak değiştirdi. Yayın hayatına 1964 yılına kadar devam etti. Fransızca okuyanların azalmasını ve matbaasının eskimesi nedenleriyle kapandı.



THE LEVANT HERALD Gazetesi
Gazete, Edgar Whittaker tarafından 1896’da yayınlanmaya başlanmış, Osmanlı idaresi tarafından sansüre uğramış ve defalarca kapatılmıştır. 1913 yılına kadar yayın hayatını sürdürmüştür.


AREVELK (Doğu) Gazetesi
2 Ocak 1884’te yayın hayatına başlamıştır. İlk imtiyaz sahibi İsdepan Damadyan döneminde iki yıl yayınlanmış ve 1896’da kapatılmıştır. 1898’de yeniden yayınlanmaya başlamıştır. Sansüre karşı gazete kısa sürelerle “Lusin (Ay)”,”Baykar (Mücadele)”, “Lraper (Haberci)”, “Çezok (Tarafsız)” gibi isim değişiklikleri yapılarak yayılanmış, 1913’de yayın hayatına son vermiştir.


Taxhidromos (Postacı) Gazetesi
Le Moniteur Oriental Gazetsi sahibi Dimitri Bellis tarafından 1897’de yayınlanmaya başlamıştır. Kurucusunun ölümünden sonra bir süre daha yayınlanmaya devam eden gazete ile ilgili olarak Başbakanlık Osmanlı arşivinde yer alan son haberler 1912 yılına aittir.


Sağlıcakla kalın …
Ülkü Feyyaz Takatak
Beğen (1)